
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 2017/1870 E. 2017/941 K.
–Anlaşmalı Boşanma Kararı İstinaf Edildiği Takdirde Davaya Çekişmeli Boşanma Davası Olarak Bakılır
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda, mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm hakkında istinaf talebinde bulunulmakla, evrak okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların iki reşit üç çocukları bulunduğunu tarafların uzunca bir süredir anlaşmazlıklarının arttığını, sosyal ve kültürel anlamda da farlılıklarının zamanla ortaya çıkması sebebiyle ortak yaşamın çekilmez hale geldiğim belirterek aralarında düzenledikleri protokol uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davacı asıl 09/06/2017 tarihli duruşmadaki beyanında özetle davalı ile aralarında düzenledikleri protokol gereğince müşterek çocuklardan reşit olmayan F. Z. D.’ın velayetinin tarafıma verilmesini, şahsi münasebeti mahkemenin takdirine bıraktığını, müşterek çocuk için kararın kesinleşme tarihinden itibaren aylık 300.00 TL iştirak nafakası talebi olduğunu, müşterek hanedeki eşyaların tamamının tarafına bırakmasını, davalıdan kendi adına nafaka maddi ve manevi tazminat talebi olmadığını, anlaşma protokolünün aynen tasdikine karar verilmesini işlemiştir.
Davalı 09/06/2017 tarihli duruşmadaki beyanında; açılan davayı kabul ettiğini, boşanmak istediğini, protokolün altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, müşterek çocuklardan F. Z.’ın velayetinin davacı annesine verilmesini kabul ettiğini, şahsi münasebeti mahkemenin takdirine bıraktığını, müşterek çocuk F. için kararın kesinleşme tarihinden itibaren aylık 300,00 TL. iştirak nafakası ödemeyi kabul ettiğini, davacıdan yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat istemediğini, müşterek hanedeki eşyaların tamamını davacıya bırakmayı kabul ve taahhüt ettiğini, anlaşma protokolün aynen tasdikine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüyle tarafların TMK.nun 166/3.maddesi uyarınca boşanmalarına, müşterek çocuk F.’nın velayetinin davacı anneye verilmesine, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına, kararın kesinleşme tarihinden itibaren F. için aylık 300.00 TL iştirak nafakasının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, tarafların birbirlerinden yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, dosyaya sunulan 22/05/2017 tarihli anlaşma protokolünün aynen tasdikine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı istinaf dilekçesinde; protokolde yazılanlar konusunda daha sonra kandırıldığını, hataya düşürüldüğünü, çekişmeli dava açıp yasal haklarını alacağını belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dosyadaki yazılar, kararın dayandığı deliller, ileri sürülen istinaf sebeplen dikkate alındığında:
Dava ve uyuşmazlık boşanmaya ilişkindir.
Mahkemece; tarafların ”boşanma ve ferilerinde anlaşmış olmalarına” dayanılarak Türk Medeni Kanununun 166/3. Maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmiş, karara karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar, eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde anlaşmalı boşanma davasının “çekişmeli boşanma” ( TMK’nun 166/1-2) olarak görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ilen sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerin, sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere sure verilip on inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonuç uyarınca karar verilmek üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1-)Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 maddesi uyarı KABULÜNE,
2-)Konya ….Aile Mahkemesi’nin … tarih, … esas, … karar sayılı kararının HMK 353/1-a maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Konya 2. Aile Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-) Davalı tarafça yatırılan 31,40 TL istinaf karar harcının istenmesi halinde davalı tarafa iadesine,
5-)Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK’nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Yargıtay temyiz kanun yolu açık olmak üzere, 22.9.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.