
İçindekiler
NİŞANLANMAYI SONA ERDİREN NEDENLER
Nişanlanmanın sona ermesi halinde taraflar nişanlı statüsünden çıkarak nişanlanma öncesindeki kişisel durumlarına tekrar geri dönerler.
Nişanın sona ermesiyle birlikte tarafların nişanlanmadan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri de sona erer.
Ancak nişanlanmanın sona ermesinden bahsedilebilmesi için öncelikle nişanlanmanın geçerli bir şekilde kurulmuş olması lazımdır. Nişanlanma zaten geçerli değilse nişanlanmanın sona ermesinden bahsedilemez. Bu durumlarda nişanlanmanın hükümsüzlüğü veya yokluğu konusu değerlendirilmelidir.
Nişanlanmayı sona erdiren sebepler şunlardır:
1-Taraflardan Birinin Ölmesi Veya Gaipliğine Karar Verilmesi
Nişanlanan taraflardan birinin ölmesi halinde nişanlanma kendiliğinden sona erecektir.
Nişanlanan taraflardan biri hakkında gaiplik kararı verilmesi halinde nişanlanmanın kendiliğinden son bulup bulmadığı konusunda açık bir hüküm yoktur. Ancak nişanlanan taraflardan biri hakkında verilmiş olan gaiplik kararının kesinleşmesi halinde nişanlanmanın kendiliğinden sona erdiğinin kabul edilmesinin uygun olacağı kanaatindeyiz.
2-Evlenme
Nişanlanan tarafların birbirleriyle sona ermesi nişanlanmayı kendiliğinden sona erdiren durumlardan birisidir. Zira evlenmeyle taraflar nişanlı olmaktan çıkarak evli statüsüne geçmiş olurlar.
Nişanlanma tarafları evlenmeye zorlamak için birbirine dava hakkı vermemekle birlikte nişanlıların birbiriyle evlenmesi suretiyle nişanlılık hukuki statüsünün sona ermesi nişanlanmanın amacıyla uyumlu bir durumdur. Evlenen kişiler artık birbirlerinden nişanlanmadan kaynaklı herhangi bir hak talebinde bulunamayacaklardır.
Nişanlanan taraflardan birisinin nişanlısı dışında bir başkasıyla evlenmesi durumunda da nişanlanma kendiliğinden sona ermektedir. Ancak bu durumda nişanlanmanın bozulmasından kaynaklı talepler ve dava hakları söz konusu olacaktır. Zira nişanlı, nişanlısından başka biriyle evlenerek nişanı örtülü şekilde bozmuş olmaktadır.
3-Tarafların Nişanlanmayı Sona Erdirmek Üzere Anlaşmaları
Nişanlanan tarafların karşılıklı olarak anlaşarak aralarındaki nişan ilişkisini sona erdirmeleri mümkündür. Burada önemli olan nişanlanmanın sona ermesine ilişkin irade açıklamasının karşılıklı ve birbirine uygun olmasıdır.
Nişanlanma şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu için nişanın anlaşma yoluyla sona erdirilmesi de şahsa sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Yani ayırt etme gücüne sahip kısıtlı veya küçük yasal temsilcinin onayı olmadan tek başına nişanı bozabilecektir.
Nişanlanma herhangi bir şekle tabi olmadığı gibi nişanlanmanın sona ermesine ilişkin anlaşma da herhangi bir şekle tabi değildir.
Her iki tarafın anlaşması nedeniyle nişan sona erdirildiğinden nişanın bozulmasından sö edilemez. Bu nedenle taraflar ya da tarafların anne babaları veya bunlar gibi hareket edenler nişanın bozulmasından kaynaklı olarak maddi veya manevi tazminat talep edemeyeceklerdir.
Ancak nişanın anlaşma yoluyla sona erdirilmesi halinde de hediyelerin geri verilmesinin talep edilmesi mümkündür.
4-İmkansızlık
Nişanlanan tarafların birbiriyle evlenmelerinin imkansız hale gelmesine neden olan bir durumun ortaya çıkması halinde nişanlanma kendiliğinden sona erecektir.
Bu duruma örnek olarak nişanlının bir başkası ile evlenmesi veya nişanlının cinsiyet değiştirmesi gösterilebilir.
5-Kesin ve Mutlak Evlenme Engelinin Doğması
Tarafların nişanlanma tarihinden sonraki bir dönemde nişanlanmaya engel kesin ve mutlak bir engelinin doğması durumunda nişanlanma kendiliğinden sona erecektir.
Burada önemli olan kesin ve mutlak nişanlanma engelinin geçerli olarak yapılan nişanlanmadan sonra ortaya çıkmasıdır. Eğer kesin ve mutlak nişanlanma engeli en başta mevcutsa zaten yapılan nişan geçersiz, hükümsüz olacaktır.
Bu duruma örnek olarak nişanlılardan birisinin bir başkasıyla evlenmesi, evlenmeye engel olacak şekilde kayın hısımlığının doğması, sonradan evlatlık ilişkisinin kurulması veya ayırt etme gücünü sürekli olarak kaybetmesi verilebilir.
6-İrade Bozukluğu
Hata hile veya tehdit gibi nedenlerden kaynaklanan irade bozukluğu nedeniyle nişanlanma gerçekleşmiş ise yani nişanlının iç iradesi ile dışa yansıyan nişanlanma iradesi arasında bu nedenlerden kaynaklanan bir uyumsuzluk oluşmuş ise bu durumda nişanın sona erdirilmesi mümkündür. İradesi sakatlanan nişanlı tek taraflı bir irade açıklamış ile nişanlanma ilişkisini sona erdirebilir.
7-Bozucu Şarta Bağlı Olarak Yapılan Nişanlanma
Taraflar arasındaki nişanlanmanın bozucu şarta bağlı olarak yapılması mümkündür. Nişanın yapıldığı tarihten bozucu şartın gerçekleştiği tarihe kadar nişanlanma geçerliliğini koruyacak ancak bozucu şartın gerçekleşmesi halinde nişanlanma kendiliğinden sona erecektir.
Örneğin; taraflardan birisinin üniversite sınavını kazanarak eğitimine başlaması halinde nişanın sona ereceği kararlaştırılmış ise bu şart gerçekleştiğinde nişanlanma kendiliğinden sona erecektir.
Bozucu şartın gerçekleşmesi nedeniyle nişanın sona ermesi halinde tarafların hediyelerin iadesini isteme hakkı mevcuttur. Ancak tarafların, anne babalarının veya bunlar gibi hareket edenlerin maddi veya manevi tazminat talep edebilmeleri mümkün değildir.
8-Çifte Nişanlanma Yapılması
Nişanlanan taraflardan birisinin aralarındaki nişan ilişkisi devam ederken bir başkası ile tekrar nişanlanmasına çifte nişanlanma denilmektedir. Çifte nişanlanma halinde ilk nişandan örtülü olarak dönüldüğü kabul edilmektedir. Bu durumda ilk nişanlanma örtülü olarak kendiliğinden sona erecektir.
9-Nişanın Bozulması
Taraflardan birisinin tek taraflı irade beyanıyla aralarındaki nişan ilişkisini sonlandırması, nişandan dönmesi yani nişanı bozması mümkündür.
Nişanlının evlilik gerçekleşene kadar her zaman tek taraflı irade beyanıyla nişandan dönme olanağı vardır. Nişanlının nişandan dönmesini kısıtlayacak bir anlaşma geçerli değildir. Zira nişanlanan tarafların dava yoluyla dahi evlenmeye zorlanması mümkün değildir.
Nişanlanma ve nişanlanmanın sona erdirilmesi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu için ayırt etme gücüne sahip olan küçük veya kısıtlı yasal temsilcisinin izin veya rızasına tabi olmaksızın tek başına nişanı bozabilir. Yasal temsilcinin nişanın bozulmasına karşı çıkması, rıza göstermemesi bir önem taşımamaktadır.
Tabi ki nişanlının nişandan tek taraflı irade beyanıyla dönmesinin yani nişanın bozulmasının çeşitli hukuki sonuçları olacaktır. Zira nişanlanma, nişanlılık ilişkisini doğuran hukuki bir sözleşmedir.
Nişanlanma şekle tabi olmadığı için nişanın bozulması da şekle tabi değildir. Hatta nişanın bozulması açık bir şekilde beyan edilebileceği gibi örtülü şekilde de nişanın bozulması mümkündür. Örneğin, nişanlının diğer tarafa nişandan ayrılmak istediğini açıkça söylemesi nişanın açık şekilde sonlandırılmasıdır. Nişan yüzüğünün çıkarılarak nişanlıya geri verilmesi ise nişanın örtülü olarak bozulmasına örnek gösterilebilir. Nişanın örtülü olarak sona erip ermediği konusunda her somut durum, nişanlıların karşılıklı olarak davranışları ve sosyal çevrenin gelenek görenekleri dikkate alınacaktır.
Nişanlının, nişanı bozması için mutlaka haklı bir sebebinin bulunması, karşı tarafın kusurlu olması gerekmemektedir. Nişan sebepsiz yere veya haksız bir nedene dayanılarak da bozulabilir. Nişanın bozulmasının haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı nişanın bozulmasından kaynaklanan hukuki sonuçların tespitinde önem arz etmektedir.
Haklı bir sebeple nişan bozulduğu takdirde nişanı bozan tarafın maddi veya manevi tazminat sorumluluğu bulunmayacaktır. Nişanın bozulmasından kaynaklı tazminat sorumluluğu belirlenirken dikkate alınan nişanı kimin bozduğu değil kimin kusuru ile nişanın bozulduğudur. Yani hangi nişanlının kusurunun nişanın bozulmasına neden olduğunun tespiti önemlidir.
Örneğin; erkek nişanlının sadakat yükümlülüğünü ihlal etmesi üzerine, nişanı bozan kadın haklı nedenle, erkeğin kusurlu davranışı nedeniyle nişanı bozduğu için tazminat talep etme hakkına sahiptir.
Örneğin; nişanlanmanın üzerinden çok uzun süre geçmesine rağmen evlilikten kaçınan erkeğin bu davranışı nedeniyle kadının haklı sebeple nişanı sona erdirmesi halinde kadının herhangi bir tazminat sorumluluğu bulunmayacaktır. Tam tersine nişanın bozulmasına kusuruyla neden olan, evliliği sürüncemede bırakan erkeğin bu davranışı nedeniyle erkek tazminattan sorumlu olacaktır.
Nişanın haklı nedenle bozulup bozulmadığı her somut olaya göre mahkeme tarafından tespit edilecektir. Örneğin; nişanlının dövülmesi, nişanlıya hakaret edilmesi, sadakat yükümlülüğüne aykırı davranılması, güven sarsıcı hareketlerde bulunulması nişanın bozulması için haklı neden olarak gösterilebilir. Nişanı halkı nedenle bozduğunu yani nişanı bozmasında haklı nedenin bulunduğunu ispat bunu ileri süren tarafa aittir.
Nişanın bozulmasına neden olan haklı neden mutlaka taraflardan birinin kusurundan kaynaklanmamış da olabilir. Örneğin nişanlandıktan sonra nişanlılardan birisinin ölümcül bir hastalığa yakalanması halinde nişanın bozulmasında haklı nedenin bulunduğu kabul edilebilir. Nişanlının ölümcül hastalığa yakalanmasında kusuru bulunmasa da nişanın bozulması için haklı neden mevcuttur.
Nişanın sebepsiz yere veya haksız bir şekilde bozulması halinde ise kusuruyla nişan ilişkisinin sonlanmasına neden olacak nişanlının maddi ve manevi tazminat sorumluluğu doğacaktır. Önemi nedeniyle bu konu ayrıntısıyla bir başka yazımızda ele alınmış olup, diğer yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Ankaranın başarılı ve deneyimli boşanma avukatlarından olan Avukat Esra Demirel ve Demirel Hukuk Ofisi olarak bu yazımızda, nişanlanmayı sona erdiren nedenler konusu ele alınmıştır. Evlilik ve bir önceki aşaması olan nişanlanma insan hayatında verilebilecek en önemli kararlardan birisidir. Nişanlanma ve nişanın bozulmasının hukuki sonuçları bulunmaktadır. Bu nedenle tarafların hak kaybına uğramaması bu konuda alanında uzman avukatlarla birlikte hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu aşamada Ankara Boşanma Avukatı Esra Demirel ve Demirel Hukuk Ofisi bilgi ve tecrübesiyle hukuki sorunlarınızın çözümünde danışmanınız ve desteğiniz olacaktır.