
Evlilik Birliği İçerisinde Kadının Kredi Çekmeye Ve Ödemeye Zorlanmasının Kusur Tespitine Etkisi
2. Hukuk Dairesi 2017/365 E. , 2018/12543 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet ve Eşya Alacağı
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından tazminatların miktarı ve eşya alacağı talebinin reddi yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; kendi boşanma davasının reddi, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı kadın vekili 02.01.2017 tarihli dilekçesiyle temyiz talebinde bulunmuş ise de; dilekçesinin kaydı ve harcı bulunmadığından temyiz itirazının incelemesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı-davacı vekili ilk temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmadığı ve ziynet alacağı davasına yönelik temyiz talebi olmadığı halde temyiz süresinden sonra verdiği 02.12.2016 tarihli ek temyiz dilekçesi ile hükmün duruşmalı olarak incelenmesini talep ettiğinden, incelemenin duruşmalı yapılması isteğinin reddine ve ziynet alacağına yönelik temyiz talebi de süresinde olmadığından bu talep yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı-davacı erkeğin 30.11.2016 tarihli dilekçesindeki temyiz itirazlarının hasren yapılan incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı erkeğe kusur olarak yüklenen “borçları nedeniyle davacı-davalı kadını kredi çekmeye ve ödemeye zorladığı” vakıasına ilişkin tanık beyanı davacı-davalı kadından duyum olup ispatlanamadığı, bu nedenle hükme esas alınamayacağı, ancak mahkemenin de kabulünde olan ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlara göre, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı-davacı erkeğin yine de tam kusurlu olduğu anlaşılmakla, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat çoktur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple davacı-davalı kadının temyiz talebinde bulunduğu dilekçesinin incelenmesine yer olmadığına, yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davalı-davacı erkeğin 02.12.2016 tarihli temyiz dilekçesinin REDDİNE ve yukarıda 3/b. bendinde gösterilen sebeple hükmün BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 3/a. bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.11.2018(Salı)
