
İçindekiler
ÇOCUĞUN BABASI TARAFINDAN TANINMASI
1-Genel Olarak
Evlilik dışında doğan çocuk babasının soyadını alır mı? Evlilik dışında doğan çocuk kimin soyadını alır?
Evlilik dışı doğan çocuk ile babası arasında hukuken geçerli bir soybağı ilişkisi yoktur. Evlilik dışı doğan çocuk annesinin soyadını alır ve annesinin hanesine kaydolur.
Evlilik dışı doğan çocuk ile baba arasında soybağı ilişkisi kurulması mümkün müdür? Evet mümkündür. Evlilik dışında doğan çocuk ile baba arasında soybağı ilişkisinin kurulmasının yollarından birisi tanımadır.
Tanıma; babanın, evlilik dışında doğan çocuğunu hukuk kurallarına uygun şekilde benimsemesi, kabul etmesidir. Baba, çocuğun kendisinden olduğunu yani kendi soyundan geldiğini açıklar. Tabi ki bu açıklamanın kanunun aradığı şekil ve usule göre yapılması gereklidir.
Yoksa bir kişinin arkadaşlarına, eşine veya herhangi birine sözlü veya yazılı olarak çocuğun kendisinden olduğunu açıklaması yeterli değildir, bu tür bir açıklama hukuken geçerli bir tanıma değildir.
Tanıma, yenilik doğurucu bir işlemdir. Ayrıca tek taraflı bir hukuki işlemdir. Yani babanın çocuğunu tanıması için bir kişiden ya da makamdan izin ya da icazet almasına gerek yoktur.
Tanıma, şahsa sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Yani çocuğu tanıma hakkı sadece babaya aittir. Baba bu hakkını bizzat kullanabilir. Ayırt etme gücüne sahip reşit kişi bu hakkını dilediği zaman kullanabilir.
Ancak ayırt etme gücüne sahip olan küçükler veya kısıtlıların tanıma işlemini yapabilmeleri için velisinin ya da vasinin rızası gereklidir.
Tanıma, geçmişe etkili sonuç doğurmaktadır. Yani tanıma, işlemin yapıldığı andan itibaren değil çocuğun doğduğu andan itibaren sonuç doğurur.
Usulüne uygun yapılan tanıma işleminden geri dönülemez. Yani baba, çocuğu tanıdıktan, onun kendi çocuğu olduğunu açıkladıktan sonra bundan vazgeçemez. Ancak iradeyi sakatlayan veya ortadan kaldıran durumlar söz konusu ise işlemden dönülmesi mümkündür.
Vasiyet yoluyla da babanın çocuğunu tanıması mümkündür. Vasiyet yoluyla yapılan tanımadan dönülmesi mümkündür.
2-Tanımanın Şartları
a-Tanıyanın Baba Olması
Tanıma, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu için bu hak sadece babaya aittir. Yani tanıma, sadece baba tarafından yapılabilir.
Baba bu hakkını bizzat kullanabilir. Tanımanın yapılabilmesi için kişinin hayatta olması ve ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Yani ayırt etme gücüne sahip olmayan kişi bizzat veya onun adına yasal temsilcisi tarafından tanıma işlemi yapamaz.
Baba bu hakkını dilediği zaman kullanabilir. Tanımanın yapılabilmesi için süre yönünden bir kısıtlama yoktur. Örneğin, çocuk doğar doğmaz tanıma yapılabileceği gibi çocuk 50 yaşına geldiğinde de tanıma işlemi yapılabilir; yeter ki tanımanın diğer şartları da mevcut olsun.
Ancak ayırt etme gücüne sahip olan küçükler veya kısıtlıların tanıma işlemini yapabilmeleri için velisinin ya da vasinin rızası gereklidir. Bu husus Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 295/2. maddesinde “Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir” şeklinde belirtilmiştir.
Baba öldükten sonra mirasçıların babasının yerine tanıma işlemini yapması mümkün değildir.
Ancak vasiyet yoluyla babanın çocuğunu tanıması mümkündür. Ancak TMK’nun 502. maddesi gereğince “Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir.”. Bu nedenle vasiyet yoluyla babanın çocuğunu tanıyabilmesi için 15 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir.
b-Çocuğun Tanınmasına Engel Bulunmaması
Tanıma evlilik dışında doğan bir çocuğun babası ile arasında soybağı ilişkisi kurulması olduğu için evlilik içinde doğan çocuğun tanınması söz konusu değildir.
Çocuğun bir baba ile soybağı ilişkisi var ise bu çocuğun tanınmasına karar verilemez. Ancak çocuğun mevcut soybağı ilişkisi soybağının reddi davası ile sona erdirildikten sonra çocuk gerçek babası tarafından tanınabilir.
Yani çocuğun mevcut bir soybağı ilişkisi bulunması onun tanınmasına engeldir.
Zina evli bir erkeğin ya da kadının eşi dışında bir başkasıyla cinsel ilişkide bulunmasıdır. Kadının veya erkeğin zinasından olan çocuk tanınabilir mi? Hukukumuzda zina sonucu doğan çocuğun tanınmasına engel bir hüküm yoktur yani zina sonucu doğan çocuk da babası tarafından tanınabilir.
Erkeğin zinası sonucu olan çocuğu erkek dilediği zaman tanıyabilir. Kadının zinası sonucu olan çocuğun gerçek babası tarafından tanınması içinse önce çocuk ile baba arasında gözüken soybağı ilişkisi sona erdirilecek sonrasında çocuk gerçek babası tarafından tanınabilecektir.
c-Şekle İlişkin Şartların Gerçekleşmesi
Biraz önce de belirtildiği gibi tanımanın geçerli olabilmesi için Kanunun belirtildiği şekilde yapılması gerekmektedir.
TMK’nun 295/1. maddesine göre “Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur…”
Bu madde gereğince tanıma 4 ayrı şekilde yapılabilir:
aa-Nüfus memuruna Yazılı Başvuru İle
Baba, nüfus memuruna yazılı başvuruda bulunarak evlilik dışında doğmuş olan çocuğunu tanıdığını açıklayabilir.
bb-Mahkemeye Yazılı Başvuru İle
Baba, sulh hukuk mahkemesine yazılı başvuruda bulunarak evlilik dışında doğmuş olan çocuğunu tanıdığını açıklayabilir.
cc-Resmi Senet İle
Baba, noter tarafından düzenlenecek resmi tanıma senedi ile evlilik dışında doğmuş olan çocuğunu tanıdığını açıklayabilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta tanıma senedinin noter tarafından re’sen düzenlenmesi gerektiğidir. Yani onaylama şeklindeki noter senedi geçerli bir tanıma işlemi olmayacaktır.
dd-Ölüme Bağlı Tasarruf İle
Baba, ölüme bağlı tasarrufu ile evlilik dışında doğan çocuğunu tanıyabilir. Ölüme bağlı tasarruftan kasıt vasiyet ve miras mukavelesidir. Bir kişinin vasiyet yapabilmesi için 15 yaşını doldurması ve ayırt etme gücüne sahip olması gereklidir. Bu nedenle babanın vasiyet yoluyla çocuğunu tanıyabilmesi için 15 yaşını doldurması şarttır. Bir kişinin miras mukavelesi yapabilmesi için ergin olması ve ayırt etme gücüne sahip olması gereklidir. Bu nedenle babanın miras mukavelesi yoluyla çocuğunu tanıyabilmesi için 18 yaşını doldurması şarttır.
3-Tanıma Açıklaması Sonrasında yapılacak İşlemler
Kendisine tanıma beyanı yapılmış olan nüfus memuru, sulh hakimi, noter veya vasiyetnameyi açan sulh hukuk mahkemesi hakimi çocuğun tanınmasına ilişkin işlem yapıldığını tanıyan babanın ve tanınan çocuğun kayıtlı olduğu nüfus memurluğuna bildirir. Bunun üzerine nüfus memuru çocuğun nüfus kaydını annesinin hanesinden babasının hanesine taşır. Yani çocuk kendisini tanıyan babanın aile kütüğüne yazılır.
Tanıma işleminden annenin ve çocuğun nasıl haberi olur? Tanıma işlemi anneye ve çocuğa bildirilir mi? Tanıma işlemi kendisine bildirilen çocuğun kayıtlı bulunduğu yerdeki nüfus memuru, tanıma işlemini hem anneye hem çocuğa hem de çocuk vesayet altında ise vesayet makamına bildirir.

Ankaranın başarılı ve deneyimli boşanma avukatlarından olan Avukat Esra Demirel ve Demirel Hukuk Ofisi olarak bu yazımızda, çocuğun babası tarafından tanınması konusu ele alınmıştır. Tarafların hak kaybına uğramaması ve bu zorlu süreci daha iyi atlatabilmeleri için eşler arasındaki uyuşmazlıkların alanında uzman avukatlarla birlikte gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu aşamada Ankara Boşanma Avukatı Esra Demirel ve Demirel Hukuk Ofisi bilgi ve tecrübesiyle hukuki sorunlarınızın çözümünde danışmanınız ve desteğiniz olacaktır.