
İçindekiler
EVLENME ENGELLERİ NELERDİR?
1-Genel Olarak
Evlilik, bir kadın ve bir erkeğin aile kurmak, yaşamlarını beraber geçirmek amacıyla önceden belirlenmiş hukuk kurallarına uygun olarak bir araya gelmeleridir.
Aile toplumun temelini oluşturan en önemli yapı taşlarından birisi olduğu için evliliğin hukuk düzenince belirlenmiş olan kurallara uygun olarak yapılması gereklidir.
Daha önceki yazımızda da belirtiğimiz üzere bir kişinin evlenebilmesi için kanunda belirlenmiş olan evlenme yaşını doldurması gerekmektedir. Ülkemizde olağan evlenme yaşı hem kadınlar hem de erkekler için 17’dir. Yani bir kişi 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez. Olağanüstü bir durumun veya çok önemli bir sebebin bulunması halinde 17 yaşını doldurmamış kişilerin evlenmesine olanak tanınmıştır. Ülkemizde olağanüstü evlenme yaşı hem kadın hem de erkek için 16’dır. 16 yaşını doldurmamış birinin hiçbir şekilde evlenmesi mümkün değildir.
Ancak bir kişinin evlenme yaşını doldurmuş olması evliliğin gerçekleşmesi için tek başına yeterli değildir. Kişinin evlenebilmesi için evlenme engellerinin bulunmaması gereklidir.
Evlenme engellerinin bulunması durumunda kadın veya erkeğin evlenebilmesi mümkün değildir.
Evlenme engelleri kesin evlenme engelleri ve kesin olmayan evlenme engelleri olarak ikiye ayrılır.
2-Kesin Evlenme Engelleri Nelerdir?
Kesin evlenme engelleri, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 129-133. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanuna göre kesin evlenme engelleri hısımlık, önceki evlilik ve akıl hastalığıdır.
Bu nedenlerden birinin varlığı halinde kişinin evlenmesi mümkün değildir. Her nasılsa evlilik gerçekleşmiş ise bu evlilik mutlak butlan nedeniyle hükümsüz olup evliliğin iptali sonucunu doğuracaktır.
a-Hısımlık
Kanunda belirlenmiş olan bazı yakın akrabalar arasında evlenme yasaktır. Bu konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalara diğer yazımızda değinilmiştir.
TMK’nun 129. maddesi şu şekildedir; “ Aşağıdaki kimseler arasında evlenme yasaktır: 1. Üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında, 2. Kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında, 3. Evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında”
Bu maddeye göre aralarında evlenme yasağı bulunan kişiler 3 gruba ayrılmıştır. Bunlar;
-Kan hısımlığı nedeniyle aralarında evlenme yasağı bulunan kişiler
-Kayın hısımlığı nedeniyle aralarında evlenme yasağı bulunan kişiler
-Evlatlık ilişkisi nedeniyle aralarında evlenme yasağı bulunan kişilerdir.
Kan hısımlığı, doğumla, birbirinden ya da ortak soydan gelen kişiler arasındaki hısımlıktır.
Kanuna göre üstsoy ile altsoy arasında (bir kişinin anne – babası ile, büyük anne – büyük babası ile, çocukları ile, torunları ile ), kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında evlenmek yasaktır.
Kayın hısımlığı, evlenme nedeniyle oluşan, bir kişinin eşinin kan hısımları ile olan akrabalık bağıdır.
Eşler arasındaki evlilik sona ermiş olsa bile (eşler boşanmış olsalar bile) eşlerden birinin ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu ile yani (eski eşin annesi-babası, büyükannesi-büyükbabası, oğlu-kızı, torunu ile) evlenmesi yasaktır.
Evlat edinme, mahkeme kararıyla evlat edinen ve evlat edinenler anasında kurulan hısımlıktır.
Evlat edinen ile evlatlık birbiri ile evlenemez. Ayrıca evlat edinen veya evlatlık diğerinin altsoyu ve eşi ile evlenemez.
b-Önceki Evlilik
Evli olan bir kişi yeniden evlenemez. Yeniden evlenmek isteyen kişinin önceki evliliğinin sona ermiş olması gerekmektedir.
Evli olan bir kişi her nasılsa yeniden evlenmiş ise ikinci evlilik mutlak butlanla batıl olacaktır ve mahkeme kararıyla iptal edilecektir.
TMK’nun 130. maddesine göre; “Yeniden evlenmek isteyen kimse, önceki evliliğinin sona ermiş olduğunu ispat etmek zorundadır.”
Bu maddeye göre bir kişi yeniden evlenmek için önceki evliliğini sona erdirmeli ve bunu ispat etmelidir. Yani nüfus kayıtlarında kişinin önceki evliliğinin sona erdiği yer almalıdır.
İlk evlilik; boşanma, eşin ölümü, evliliğin iptaline ilişkin mahkeme kararı veya gaiplik nedeniyle evliliğin feshine ilişkin mahkeme kararı ile sona erebilir. İlgili hususların nüfus kütüğüne işlenmesi gerekmektedir.
c-Akıl Hastalığı
TMK’nun 133. maddesine göre; “Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemezler.”
Kişinin evlenmeye engel derecede akıl hastalığının bulunması durumunda evlenmesi mümkün değildir.
Akıl hastalığının hem evlenmeye engel derecede olması hem de bunun resmi sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi lazımdır.
Her nasılsa evlenmeye engel derecede akıl hastalığı bulunan kişi evlenmiş ise evliliğin iptal edilmesi mümkündür.
Akıl hastalıkları çeşitli olup her rahatsızlık evlenme engeli oluşturmaz. Yani hastalık evlenmeye tıbbi engel oluşturmuyorsa kişinin evlenmesi mümkündür.
Eğer akıl hastalığı bulunan kişi iyileşmiş ve bu durum sağlık kurulu raporu ile kanıtlanmış, artık evlenmeye engel derecede rahatsızlığının kalmadığı tespit edilmiş ise bu kişinin evlenmesi mümkündür.
3-Kesin Olmayan Evlenme Engelleri Nelerdir?
Kesin olmayan evlenme engelleri evliliğe mani olsa da kesin evlenme engelleri kadar ağır sonuçları olan durumlar değildir. Şöyle ki; kesin olmayan evlenme engellerinin varlığı tespit edildiği takdirde kişinin evlenmesi mümkün değildir. Ancak her nasılsa kişi evlenmiş ise bu sebeplerin bulunması evliliğin geçersiz olmasına veya iptal edilmesine neden olmaz. Kesin olmayan evlenme engelleri iddet müddeti (bekleme süresi) ve bulaşıcı hastalıklardır.
a-İddet Müddeti (Bekleme Süresi)
Boşanan kadının yeniden evlenebilmesi için geçmesi gerekli olan süreye iddet müddeti (bekleme süresi) denir.
Bekleme süresi TMK’nun 132. maddesinde “Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez. Doğurmakla süre biter. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde mahkeme bu süreyi kaldırır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Boşanan kadının, boşanma kararı kesinleştikten sonra başka birisiyle evlenebilmesi için 300 gün geçmesi gerekmektedir. Yani 300 günlük bekleme süresi dolmadan kadın yeniden evlenemez.
Ancak yeniden evlenmek isteyen kadının, iddet müddetinin kaldırılması davası açması ve mahkemece iddet müddetinin kaldırılmasıyla yeniden evlenmesi mümkündür.
b-Bulaşıcı Hastalıklar
Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun 123. maddesine göre “Frengi, belsoğukluğu ve yumuşak şankr ve cüzzama ve bir marazı akliye müptela olanların evlenmesi memnudur. Bu hastalıklar usulü dairesinde tedavi edilip sirayet tehlikesi geçtiğine veya şifa bulduğuna dair tabip raporu ibraz olunmadıkça musapların nikahları aktolunmaz.”
Yani bir kişinin frengi, belsoğukluğu, yumuşak şankr, cüzzam hastalığının geçme tehlikesinin geçtiğinin resmi sağlık raporu ile raporlandırılmaması halinde evlenemeyeceği belirtilmiştir. Bu hastalıkların geçme tehlikesinin geçtiğine ilişkin sağlık kurulu raporu ibraz edildiği takdirde kişinin evlenmesi mümkündür.

Ankaranın başarılı ve deneyimli boşanma avukatlarından olan Avukat Esra Demirel ve Demirel Hukuk Ofisi olarak bu yazımızda, evlenme engelleri nelerdir konusu ele alınmıştır. Tarafların hak kaybına uğramaması ve bu zorlu süreci daha iyi atlatabilmeleri için eşler arasındaki uyuşmazlıkların alanında uzman avukatlarla birlikte gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu aşamada Ankara Boşanma Avukatı Esra Demirel ve Demirel Hukuk Ofisi bilgi ve tecrübesiyle hukuki sorunlarınızın çözümünde danışmanınız ve desteğiniz olacaktır.