
İçindekiler
NİŞAN HEDİYELERİNİN AYNEN İADESİ – MİSLEN İADESİ
Tarafların nişanlanması üzerine nişanın yapıldığı sırada ya da sonrasında nişanlılar birbirlerine veya nişanlının ailesi ve çevresi diğer nişanlıya çeşitli hediyeler vermektedir.
Ancak nişanın evlenme dışında bir nedenle sona ermesi halinde verilen hediyelerin ne olacağı, iade edilip edilmeyeceği, nasıl iade edileceği konusu sıklıkla gündeme gelmektedir. Nişanın bozulması halinde hangi hediyelerin geri istenebileceği ve hediyelerin iadesi şartları bir diğer yazımızda incelenmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 122. maddesine göre “Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.
Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.”
Bu yazımızda iadesi istenebilecek olan hediyelerin iade şekli incelenecektir.
1-Nişan Hediyelerinin Aynen İadesi
Nişanın bozulmasından sonra hediyelerin aynen iadesi talebi üzerine hediyelerin iadesi zamanında hediyeler aynen duruyorsa hediyelerin aynen geri verilmesi gerekir.
Peki nişan hediyeleri kullanılmışsa veya elden çıkarılmışsa aynen iade yükümlülüğü ne olacaktır?
Nişanlı hediyeyi kullanmış olsa da hediyeyi kullanılmış haliyle iade edecektir.
Hatta nişanlı hediyenin bir kısmını veya tamamını iyi niyetle herhangi bir karşılık almadan elinden çıkarmışsa, bir başkasına vermişse, geriye hediyelerden ne kaldıysa onu iade etmesi yeterlidir. Ancak burada önemli olan hediyenin karşılıksız olarak elden çıkarılmasında nişanlının iyi niyetle hareket etmiş olmasıdır. Bu durumda nişanlının hediyeyi aynen iade etme borcu bulunmamaktadır.
Nişanlı hediyenin bir kısmını veya tamamını iyi niyetle elinden çıkarmış ancak karşılığında bir bedel almışsa, malvarlığına bir değer girmişse bu durumda nişanlı hediyenin karşılığında aldığı şeyi iade edecektir. Örneğin nişanlı iyi niyetle hediyeyi satmışsa aldığı parayı, bir başka şeyle değiş-tokuş yapmışsa karşılığında aldığı şeyi iade edecektir. Bu durumlarda yine nişanlının hediyenin aynen iadesi borcu bulunmamakta, iyi niyetle hareket etmesi nedeniyle karşılığında aldığı değeri iade etmesi yeterli sayılmaktadır.
Nişanlı hediyeyi karşı tarafa ahlaka aykırı bir amacın gerçekleşmesi için örneğin nişanlıyı cinsel ilişkiye ikna etmek için vermişse bu durumda hediyenin iadesi istenemeyecektir. Nişanlının da ahlaka aykırı amaçlarla kendisine verilen hediyeyi aynen iade etme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Nişanlı hediyelerin bir kısmını veya tamamını kötü niyetle elden çıkarmışsa bu durumda hediyelerin değerini tazmin edecektir. Burada tazmin edilecek bedel hediyelerin tam değeridir.
Nişanlı kendi kusurlu davranışıyla hediyelerin aynen iadesini imkansız hale getirmiş ise bu durumda da karşı tarafın uğradığı zararı gidermesi gerektiği kanaatindeyiz.
2-Hediyelerin Mislen İadesi
Hediyelerin mislen iadesi, hediyelerin aynı miktar ve aynı sayıda iadesi anlamına gelmektedir.
Nişanın bozulmasından sonra hediyelerin aynen veya mislen iadesi talebi üzerine hediyelerin iadesi zamanında hediyeler aynen durmuyorsa bu durumda hediyelerin mislen iadesi söz konusu olacaktır.
Uygulamada bu durum sıklıkla nişan nedeniyle takılan takıların, altınların, ziynetlerin iadesi talebinde karşımıza çıkmaktadır. Şöyle ki nişanlıya takılan bileziklerin iadesi istenildiği zaman bilezikler aynen mevcut değilse örneğin satılmışsa bu durumda mislen iadesi gündeme gelecektir. Örneğin; nişanlıya 3 adet 20 gr. burma bilezik takılmış ve nişanlı bu bilezikleri satmış ise, bileziklerin aynen iadesi mümkün olmayacaktır. Ancak altınların iade talebi üzerine yine nişanlı 3 adet 20 gr. burma bileziği satın alarak iade etmesi gerekecektir. Yani nişanlı aynı sayıda, özellikte ve miktarda benzer altınları iade edecektir.
Şayet altınların aynen veya mislen iadesi mümkün olmuyorsa bu durumda altınların bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gündeme gelecektir.
3-Hediyelerin Sebepsiz Zenginleşme Hükümlerine Göre İadesi
TMK’nun 122/2. maddesinde de belirtildiği üzere “Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.”
Yani yukarıda açıkladığımız üzere nişanın bozulması nedeniyle iadesi talep edilen hediyeler aynen veya mislen iadesi mümkün değilse bu durumda nişan hediyelerinin iadesi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sağlanacaktır.
Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77. maddesinde sebepsiz zenginleşme düzenlenmiştir. Buna göre “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.”.
Sebepsiz zenginleşmeye dayalı dava açılabilmesi için gerekli şartlar kısaca; -bir tarafın malvarlığında azalma olması, -diğer tarafın malvarlığında zenginleşme olması, -malvarlıklarındaki azalma ve artma arasında uygun illiyet bağının bulunması ve –malvarlığındaki artışın haklı bir nedene dayanmaması, yani haksız olmasıdır.
Kısaca haksız olarak zenginleşen, malvarlığı artan kişi bunu iade etmekle mükelleftir.
Nişanın evlenme dışındaki bir nedenle bozulması durumunda bir tarafın diğer nişanlıya vermiş olduğu hediyeler artık sona ermiş bir neden (nişan ilişkisi) nedeniyle verilmiş hale gelmekte ve ortada hediyelerin verilmesi için geçerli bir neden kalmamış olmaktadır.
Bu durumda hediyelerin iadesine göre açılacak davada, nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde mislen iadesi, bunu da mümkün olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bedeli istenebilecektir.
Mahkeme öncelikle aynen iade mümkünse aynen iadeye karar vermeli aynen veya mislen iade mümkün olmadığı takdirde talebe göre hediyelerin bedelinin iadesine karar vermelidir. Zira aynen iade mümkünken hediyelerin değerine hükmedilmesi doğru değildir.
Nişanın bozulması nedeniyle sebepsiz zenginleşmenin kapsamı, nişanın sona erdiği tarihe göre belirlenecektir.
Hediyelerin tazmin yoluyla iadesini davacı,hediyelerin dava tarihindeki veya infaz sırasındaki değerine göre isteyebilir. Mahkeme taleple bağlı olup talebe göre karar verecektir.
Mahkeme gerektiği takdirde hediyelerin değerinin belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporu alacaktır.
4- Başlık Parası Geri İstenebilir mi?
Başlık parası, toplumun bazı kesimlerinde uygulanan, erkeğin veya ailesinin evliliğin gerçekleşmesini sağlamak için kadının babasına, ailesine verdiği para, mal veya başka bir malvarlığı değeridir.
Hukuka ve genel ahlak kurallarına aykırı olması nedeniyle toplumun genelinde başlık parası verilmesi hoş karşılanmamakta, kabul görmemektedir. Ancak bu husus başlık parası verilmesi adetinin bazı yörelerde uygulandığı gerçeğini değiştirmemektedir.
Nişanın bozulması halinde başlık parasının istenip istenemeyeceği, geri verilip verilmeyeceği sorusu akla gelmektedir?
Başlık parasına ilişkin herhangi bir düzenleme Medeni Kanunda yer almamaktadır. Bu nedenle başlık parası ile ilgili değerlendirme yapılırken Yargıtay kararlarına ve diğer kanun hükümlerine bakılmaktadır.
TBK’nun 81. maddesine göre “Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez.”
Başlık parasının hukuka ve genel ahlak kurallarına aykırı olduğu ve TBK’nun 81. maddesi kapsamında kaldığı değerlendirildiği takdirde geri istenmesi mümkün değildir. Yargıtay bazı kararlarında bu hususa değinmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin “Kızın babasının evlenmeye razı olmasının karşılığı olarak (başlık) adı altında aldığı mal veya para, bu ölçüler içinde hukuka aykırı düşeceğinden, bunu sağlayan bağıt ve taahhütler de hükümsüz sayılmalıdır.” yönünde yerleşmiş içtihatı bulunmaktadır.
Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12.03.2003 tarihli 2003/3-118 E., 2003/158 K. sayılı başlık parasını nişan hediyesi kapsamında değerlendirdiği kararı da bulunmaktadır.

Ankaranın başarılı ve deneyimli boşanma avukatlarından olan Avukat Esra Demirel ve Demirel Hukuk Ofisi olarak bu yazımızda, nişanın bozulması halinde hediyelerin iade şekli, hediyelerin aynen iadesi – mislen iadesi konusu ele alınmıştır. Evlilik ve bir önceki aşaması olan nişanlanma insan hayatında verilebilecek en önemli kararlardan birisidir. Nişanlanma ve nişanın bozulmasının hukuki sonuçları bulunmaktadır. Bu nedenle tarafların hak kaybına uğramaması bu konuda alanında uzman avukatlarla birlikte hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu aşamada Ankara Boşanma Avukatı Esra Demirel ve Demirel Hukuk Ofisi bilgi ve tecrübesiyle hukuki sorunlarınızın çözümünde danışmanınız ve desteğiniz olacaktır.