
İçindekiler
GAİPLİK KARARININ MİRAS HUKUKUNA İLİŞKİN SONUÇLARI
Önceki yazılarımızda gaiplik nedir, gaiplik kararının şartları nelerdir ve gaiplik kararı verilmesinin aile hukukuna ilişkin sonuçları nelerdir konuları ele alınmıştır. Bu yazımızda ise gaiplik kararının miras hukukuna ilişkin sonuçlarına yer verilmiştir.
Gaiplik kararının miras hukukuna ilişkin sonuçları karşılaşılabilecek durumlara göre değerlendirilmiştir:
1- Gaipliğine Karar Verilen Kişinin Mirasbırakan Olması Durumu
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 35. maddesindeki düzenleme “İlândan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır.” şeklindedir. Yani mahkemece verilen gaiplik kararı kesinleştiğinde sanki gaip ölmüş gibi kabul edilecek, gaibin ölümüne bağlı haklar kullanılacak ve bunun sonucu olarak gaibin mirası açılacak ve miras mirasçılara geçecektir.
Daha önceki yazılarımızda değinildiği üzere gaiplik kararı verildiği ya da kesinleştiği andan itibaren sonuç doğurmamaktadır. Gaiplik kararı geçmişe etkilidir yani gaiplik kararı, bu kararın verilmesini gerektiren sebebin gerçekleştiği andan (ölüm tehlikesinin gerçekleştiği ya da son haberin alındığı günden) itibaren hukuki neticelerini doğurmaktadır. Bu husus miras hukuku açısından da önem arz etmektedir. Zira gaibin mirasçılarının kim olduğunun ve mirasçıların miras hisselerinin ne olduğunun belirlenmesinde gaiplik kararının verildiği/kesinleştiği tarih değil bu kararın hukuki neticelerini doğurduğu tarih dikkate alınacaktır.
Gaiplik kararı kesinleştikten sonra gaip ortaya çıkarsa veya gaibin yaşadığı anlaşılırsa ne olacaktır? Bu durumda gaiplik kararı hükümsüz, geçersiz hale gelecektir. Yahut gaiplik kararının kesinleşmesinden sonra gaibin ölüm tarihi kesin ve net olarak tespit edilmiş ve bu durum mirasçıların ve miras paylarının değişmesine neden olduğunda ne yapılacaktır? Zira bu halde gaibin mirasçılarının kim olacağı ve miras hisselerinin hesaplaması, kesin olarak tespit edilen ölüm tarihine göre belirlenecektir. Peki geçen bu zaman zarfında gaibin ölmüş gibi kabul edilmesi nedeniyle mirası mirasçılar arasında paylaşılmış ve hatta mirasçılar kendilerine düşen mirası elden çıkarmışlar, tüketmişler ise ne olacaktır?
Belirtilen durumlarda gaibin tereke mallarını alan şahısların, söz konusu malları gerçek hak sahiplerine iade etmesi gerekmektedir. Ancak terekenin elden çıkmış olması, tüketilmiş olması durumunda sonradan ortaya çıkan, yaşadığı anlaşılan gaibin veya üstün hak sahibi olan mirasçıların haklarının zedelenmesi olasılığı bulunmaktadır.
Bu olasılıklar dikkate alındığında Kanunda gaibin veya üstün hak sahibi olan mirasçıların haklarının korunması için bazı tedbirler yer almaktadır.
a-Güvence Gösterme Zorunluluğu
TMK’nun 584. maddesine göre “Hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimsenin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olan kişiler, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadırlar…”
Bu madde gereğince, gaibin mirasçılarının terekeyi teslim almadan önce güvence gösterme zorunluluğu mevcuttur. Mirasçıların göstereceği güvence sayesinde gaip sonradan ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi mirasçıları tespit edilirse mirasın bu kişilere verilmesi sağlanacaktır.
Güvence göstermesi gereken mirasçılar arasında herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Yani gaibin yasal mirasçıları, atanmış mirasçıları, vasiyet alacaklısı ve intifa hakkı sahibi de güvence göstermek zorundadır. Mirasçıların herhangi bir sebep ileri sürülerek güvence gösterme zorunluluğundan muaf tutulmaları söz konusu olamayacaktır.
Mirasçılar güvence göstermedikçe miras malları mirasçılara teslim edilmeyecektir. Eğer mirasçı güvence göstermezse bu durumda mirasın resmen idaresine karar verilmesi gereklidir. Gaipliğine karar verilen kişiye devlet mirasçı ise veya devlete belirli bir mal vasiyet edilmiş ise devletin güvence gösterme mecburiyeti bulunmamaktadır.
Gösterilecek güvencenin miktar ve şeklini hakim belirleyecektir. Güvence ipotek, rehin gibi ayni bir güvence veya kefalet gibi şahsi bir güvence de olabilir. Önemli olan güvencenin gerektiğinde teslim edilen terekenin iadesine olanak kılacak değer ve nitelikte olmasıdır.
Mirasçılar güvence gösterdikleri takdirde gaipten kendilerine intikal eden miras mirasçılara teslim edilir. Mirasçılar tereke malının hem zilyetliğine hem de mülkiyetine sahip olur.
Mirasçılar ne kadar süre boyunca güvence göstermek zorundadır?
TMK’nun 584. maddesinde gösterilmesi gereken güvencenin süresi yer almaktadır. Gaiplik kararı verilmesini gerektiren sebebe göre güvencenin süresi de değişmektedir. Bu maddeye göre “…Bu güvence, ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda beş yıl, uzun zamandan beri haber alınamama durumunda onbeş yıl ve her hâlde en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süre için gösterilir. Beş yıl, tereke mallarının tesliminden; onbeş yıl, son haber tarihinden başlayarak hesaplanır.” Bu maddeye göre;
– Gaibin ölüm tehlikesi içinde kaybolması halinde 5 yıl geçmesiyle güvence sona erer.
-Gaipten uzun zamandan beri haber alınamaması halinde 15 yıl geçmesiyle güvence sona erer.
-Her halükarda gaibin 100 yaşına varmasıyla mirasçılar tarafından gösterilen güvence sona erer.
Değinmek gerekir ki gaip ortaya çıktığında veya sağ olduğu anlaşıldığında da güvence sona ermektedir.
Güvence gösterme süresinin başlangıç tarihi gaiplik sebebine göre değişiklik göstermektedir;
– Gaibin ölüm tehlikesi içinde kaybolması halinde, 5 yıllık güvence süresi tereke mallarının mirasçıya teslim edildiği gün başlar.
-Gaipten uzun zamandan beri haber alınamama halinde, 15 yıllık güvence süresi son haber alma tarihinde başlar.
Burada dikkat edilmesi gereken husus bu süreler güvence gösterme süresinin sona erme süreleridir. Bu süreler geçtikten sonra gaip veya üstün hak sahipleri ortaya çıkarsa mirasçıların terekeyi iade etme yükümlülüğü devam etmektedir. Sadece gaibin ya da üstün hak mirasçılarının güvenceden yararlanma imkanları kalmamaktadır.
Mirasçılar güvence göstermediği için tereke malı mirasçılara teslim edilmediği ve terekenin resmen idare edildiği durumlarda güvence gösterme süresi sona erdiğinde terekenin mirasçılara teslim edilmesi gereklidir.
b-Geri Verme Zorunluluğu
Gaipliğine karar verilen kişi ortaya çıkarsa mirasçıların teslim aldıkları tereke mallarını gaibe iade etmeleri gerekir. Aradan ne kadar uzun süre geçmiş olursa olsun ortaya çıkan gaip her zaman mallarının kendisine iade edilmesini isteme hakkına sahiptir ve mirasçıların da bu malları iade etme yükümlülüğü vardır. Mirasçıların belli bir sürenin geçmesiyle malları iade borcundan kurtulması mümkün değildir.
Benzer şekilde miras açıldıktan ve tereke teslim edildikten sonra üstün hak sahibi mirasçı ortaya çıkar ve üstün hak sahibi olduğunu kanıtlarsa mirasçıların üstün hak sahibi mirasçıya hakkını vermesi gerekmektedir. Aradan ne kadar uzun süre geçmiş olursa olsun üstün hak sahibi mirasçının miras payını isteme hakkı ve mirasçıların da bu malları iade etme yükümlülüğü vardır.
Burada gaibin veya üstün hak sahibi mirasçının güvence süresi içerisinde ortaya çıkıp çıkmamasının tereke mallarının iadesi yükümlülüğüne bir etkisi yoktur. Sadece güvence süresi bittikten sonra ortaya çıkmaları durumunda gaip veya üstün hak sahibi mirasçının güvenceden yararlanma olanağı kalmamış olacaktır.
Tereke mallarının geri verme yükümlüğünün kapsamı şartlara göre değişiklik göstermekte olup bu husus bir başka yazımızda ayrıntısıyla incelenecektir.
2- Gaipliğine Karar Verilen Kişinin Mirasçı Olması Durumu
Gaipliğine karar verilen bir kişiye miras kalması durumunda; gaip mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilecek ve miras payları buna göre dağıtılacaktır.
Peki bir kişi hakkında henüz gaiplik kararı alınmamış ancak o kişi mirasın açılmasından önce çok uzun süredir ortada yoksa, ölüm tehlikesi içinde kaybolmuşsa, hayatta olup olmadığı bilinmiyorsa ne olacaktır? Bu kişi hakkında verilmiş bir gaiplik kararı bulunmadığı için şahıs mirasçılık sıfatını kazanacak yani mirasçı olacaktır.
Gaipliğine henüz karar verilmemiş ancak ortada olmayan bu kişiye düşen miras payı resmen yönetilecektir. Gaip ortaya çıktığında veya sağ olduğu belirlendiğinde miras payının resmen idaresi sona erecektir. Ayrıca bu kişinin gaipliğine karar verilip gaibin mirasçılarının güvence karşılığı terekenin kendilerine teslimini istedikleri anda da miras payının resmen idaresi sona erecektir.
3- Gaipliğine Karar Verilen Kişinin Hem Mirasçı Hem de Mirasbırakan Olması Durumu
Gaiplik kararı verilen kişinin mirası dağıtıldıktan sonra gaibe bir başkasından miras kalması durumunda ne olacaktır? Bu durumda gaip kendisine düşen miras payı nedeniyle hem mirasçı olacak, mirasın mirasçılarına dağıtılması gerekeceğinden hem de mirasbırakan olacaktır.
Bu durum TMK’Nun 587. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “Gaibin mirasçıları tereke mallarını teslim aldıktan sonra gaibe bir miras düşerse, ona düşen miras payı gaiplik sebebiyle kendilerine kalacak olanlar, ayrıca bir gaiplik kararı almak zorunda kalmaksızın bu miras payının teslimini isteyebilirler. Gaibe düşen miras payını teslim alanların elde ettikleri gaiplik kararına aynı şekilde gaibin mirasçıları da dayanabilirler.”
Düzenlemeden de anlaşılacağı üzere bu durumlarda pratik bir yol kabul edilmiş, mirastan faydalanacaklara yeniden ve ayrıca gaiplik kararı almasına gerek olmadan miras paylarını talep etme hakkı tanınmıştır. Zira verilmiş olan gaiplik kararı sadece gaiplik talebinde bulunan kişiler için değil bu kararın verilmesinde yararı bulunan tüm ilgililer için sonuç doğurmaktadır.

Ankaranın başarılı ve deneyimli boşanma avukatlarından olan Avukat Esra Demirel ve Demirel Hukuk Ofisi olarak bu yazımızda, gaiplik kararının miras hukukuna ilişkin sonuçları ele alınmıştır. Tarafların hak kaybına uğramaması ve bu zorlu süreci daha iyi atlatabilmeleri için eşler arasındaki uyuşmazlıkların alanında uzman avukatlarla birlikte gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu aşamada Ankara Boşanma Avukatı Esra Demirel ve Demirel Hukuk Ofisi bilgi ve tecrübesiyle hukuki sorunlarınızın çözümünde danışmanınız ve desteğiniz olacaktır.
- Ankara boşanma avukatı
- Ankara Boşanma Avukatı Esra Demirel
- Ankara kadın tecrübeli en iyi boşanma avukatı tavsiye
- boşanma
- Boşanma Avukatı Ankara
- Boşanma davası nasıl nerede açılır
- Boşanmak için ne yapmak gerekir ne yapmalıyım
- Boşanmak istiyorum
- En iyi tecrübeli deneyimli kadın boşanma avukatı Ankara tavsiye yorum
- Nasıl boşanılır