
İçindekiler
BOŞANMA DAVASI SIRASINDA ALINABİLECEK GEÇİCİ HUKUKİ KORUMA TEDBİRLERİ (BÖLÜM 2)
1- Genel Olarak Geçici Hukuki Koruma Tedbirleri
Boşanma davası sırasında hem eş hem de çocukların maddi ve manevi açıdan zarar görmelerinin önüne geçmek için boşanma davası sonuçlanıp karar kesinleşene kadar zayıf durumda olanları korumak için alınabilecek önlemler (bakınız: Vesayet Organları Nelerdir?) bulunmaktadır.
Bununla ilgili Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 169. maddesinde yer alan düzenlemeye göre “Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.” (bakınız: Nafakanın Özellikleri).
Bir önceki yazımızda boşanma davası açıldıktan sonra dava süresince eşlere ilişkin alınabilecek geçici hukuki koruma tedbirlerinden ayrıntısıyla bahsetmiştik (bakınız: Boşanma Davası Sırasında Alınabilecek Geçici Hukuki Koruma Tedbirleri Bölüm 1). Bu yazımızda ise boşanma davası açıldıktan sonra dava süresince çocuklara ilişkin alınabilecek geçici hukuki koruma tedbirlerine yer vereceğiz.
2- Çocuklara İlişkin Geçici Hukuki Koruma Tedbirleri
A- Çocuğun Taraflardan Birisine Bırakılması (Geçici Velayet)
Velayet, 18 yaşından küçük çocukların veya kısıtlanmasına karar verilen 18 yaşından büyük çocukların bakım ve eğitiminin sağlanması amacıyla anne babaya tanınmış bir hak ve ödevdir ( bakınız: Velayet Nedir? ) . Anne ve baba velayet yetkisini kullanarak çocuğun şahsını ve malvarlığını temsil etmektedir. 18 yaşından büyük çocuklar ergin oldukları için boşanma davası süresince veya boşanma davası sonunda verilecek kararda onlarla ilgili velayet düzenlemesi yapılmaz.
TMK’nun 336. maddesine göre evlilik devam ettiği sürece velayet hakkını anne baba birlikte kullanır. Anne ve baba çocuğa ilişkin haklarda eşit söz sahibidir. Boşanma davası sırasında ise çocukların velayeti ile ilgili özel bir durum söz konusudur.
Boşanma davası sırasında çocukların velayeti kime aittir? Boşanma davası devam ederken çocuklar kimin yanında kalır? gibi sorular boşanmaya karar veren eşlerin kafasını karıştıran konulardandır.
Boşanma davası açıldıktan sonra davanın devamı sırasında eşlerin ayrı yaşama hakkı bulunmaktadır. Bu süre içerisinde eşlerin 18 yaşından küçük olan veya kısıtlanmasına karar verilen çocuklarının eşlerden hangisinin yanında kalacağı önem kazanır. Zira çoğu zaman çocukların hangi eşin yanında kalacağı konusu büyük anlaşmazlıklara, tartışmalara yol açmaktadır.
Boşanma davası sırasında 18 yaşından küçük çocukların eşlerden hangisinin yanında kalacağına hakim karar verir. Burada boşanma davası süresince hakim, eşlerden birisine çocukların velayetini tedbir amaçlı vermektedir. Bu duruma geçici velayet denilmektedir.
Davanın devamı sırasında çocukların kime bırakılacağı konusunda eşlerin arasında bir anlaşma var ise, hakimin mümkün olduğunca bu anlaşmayı dikkate alarak karar vermesi gerekir. Ancak burada hakimin geniş bir takdir yetkisinin mevcut olduğu unutulmamalıdır.
Boşanma davası açıldıktan sonra, hakimin vereceği kararla boşanma davası sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar anne veya babadan birisi çocukların geçici velayet hakkına sahip olacaktır. Çocuklar geçici velayet kendisine verilen kişinin yanında kalacak, çocukların bakım ve eğitimleriyle geçici velayet kendisine bırakılan eş ilgilenecektir (bakınız: Çocuğun Bakım ve Eğitim Giderlerinin Karşlanması).
Boşanma davası süresinde geçici velayet verilmesinin nedeni, çocukların temel ihtiyaçlarının aksatılmadan karşılanmasını, çocukların yaşam kalitesinin değişmemesini ve çocukların boşanma sürecinden en az şekilde etkilenmesini sağlamaktır.
Hakim, çocukların geçici velayeti ile ilgili karar verirken çocukların yaşını, okul durumunu, mevcut halde kimin yanında kaldığını, çocukların ve anne babanın yaşam koşullarını kısacası çocukların menfaatini dikkate alır. Geçici velayet hakkı, hakkı kullanan anne veya baba yararına değil, çocuk yararına sonuç doğuran bir haktır. Bu nedenle boşanma davası süresince çocukların menfaati ve gelişimi için uygun olacak şekilde geçici velayet kararı verilecektir.
Boşanma davası devam ederken çocukların geçici velayetinin eşlerden birine bırakılması ile diğer eşin velayet hakkı son bulmaz. Çünkü evlilik birliği boşanma davası sırasında devam etmektedir. Bu aşamada velayetin bir tarafa verilmesi kararı çocuğun yararı ilkesi göz önüne alınarak verilen bir tedbir kararı olup velayetin kaldırılması nedenlerinden biri değildir. Geçici velayet kararı, dava sürecinde geçerli olur ve kesin velayete engel teşkil etmez. Yani dava sırasında geçici velayet kendisine bırakılmayan eş, boşanma davasında verilecek nihai kararla çocukların velayetini alabilir, bu konuda bir engel bulunmamaktadır.
B- Çocuk İle Geçici Velayet Kendisine Bırakılmayan Eş Arasında Kişisel İlişki Kurulması
Boşanma davası sırasında geçici velayet kendisine bırakılmayan eşin çocukları görme hakkı var mıdır? Boşanma davası sırasında çocukları nasıl, ne zaman görebilirim? Boşanma davası sırasında çocukları görmek için diğer eşin izni gerekiyor mu? gibi sorular dava sırasında çocuklarından ayrı kalmak istemeyen, çocukları ile ilişkilerinin kopmasına engel olmak isteyen birçok anne babanın aklına takılan sorular arasında yer almaktadır.
Boşanma davası sırasında çocukların geçici velayetinin eşlerden birine verilmesi diğer eşin çocukları görmesine engel olmaz. Dava sırasında hakim geçici velayet kararı ile birlikte geçici kişisel ilişkiyi de kendiliğinden düzenler (bakınız: Çocuk İle Kişisel ilişki Kurulması).
Çocuk ile kişisel ilişki kurulması, boşanma davası açılınca, davanın devamı süresince geçici velayet kendisine bırakılmayan eş ile çocukların ne zaman ve nasıl görüşeceğine ilişkin yapılan düzenlemelerdir. Örneğin; hakim tarafından, 3 ve 5 yaşlarındaki iki çocuğun geçici velayetlerinin boşanma davası sırasında annesine bırakılmasına karar verilmiş olabilir. Bu durum babanın çocuklarını görme hakkını ortadan kaldırmayacaktır. Hakim vereceği kişisel ilişki kurulması kararı ile babanın çocukları hangi günlerde hangi saatler arasında göreceğini de belirleyecektir.
Çocukla kişisel ilişki kurulması, dava sırasında çocukların bakım ve korunmasına ilişkin alınan geçici önlemlerden biridir. Bu sayede çocukların sağlıklı gelişimi için annesiyle veya babasıyla da vakit geçirmesi sağlanmakta, çocukların ebeveynleri ile olan ilişkilerinin zedelenmesi ya da tamamen kopması engellenmektedir.
TMK’nun 324. maddesine göre; “Anne ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.”
Bu kapsamda hakim, çocukla geçici kişisel ilişki düzenlemesini belirlerken her zaman çocuğun yararını göz önünde bulunduracaktır. Hakim, boşanma davası sırasında meydana gelen gelişmeler ve olayları dikkate alarak geçici velayet düzenlemesi ve kişisel ilişki düzenlemesini değiştirebilir.
C- Çocuğun Geçimine İlişkin Geçici Hukuki Koruma Tedbirleri (Tedbir Nafakası)
Boşanma davası sırasında hakim çocukların geçici velayeti ile ilgili karar verdikten sonra diğer eşin çocukların bakım ve geçimine katkısı ile ilgili de karar verecektir. Zira TMK’nun 169. maddesinde belirtildiği şekilde “Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan…çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.”.
Boşanma davası devam ederken çocuk kendisine bırakılmayan eşin, çocuğun bakımına katkıda bulunmak üzere ödeyeceği nafakaya tedbir nafakası denir (bakınız: Boşanma Davasında Tedbir Nafakası).
Tedbir nafakası hangi tarihten itibaren başlar? Çocuk için verilecek tedbir nafakası kural olarak dava tarihinden itibaren başlar, boşanma davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar devam eder. Ancak çocuk, geçici velayet verilen eşin yanında fiilen dava tarihinden sonra yaşamaya başlamışsa o tarihten itibaren tedbir nafakası verilir. Aynı şekilde çocuk, geçici velayet verilen eşin yanında fiilen kalmıyorsa veya yanından ayrılmışsa çocuk için verilen tedbir nafakasının da kaldırılması istenmelidir. Çocuğun hangi tarihten itibaren kimin yanında kaldığı konusunda toplanan deliller dikkate alınmalıdır. Burada tanık anlatımları, kolluk araştırması ve her türlü ispat araçlarından faydalanılabilir.
Ayrıca çocuk dava tarihinden sonra doğmuş ise tedbir nafakasına doğum tarihinden itibaren hükmedilir. Çocuk dava sırasında 18 yaşını doldurmuş ise tedbir nafakasının ergin olduğu tarih itibariyle kaldırılması gereklidir. Çocuk dava devam ederken ölmüşse ölüm tarihinde tedbir nafakası sona erer.
Boşanma davası dilekçesinde çocuk için tedbir nafakası istemediğini beyan eden eş sonradan tedbir nafakası talep edebilir mi? 18 yaşından küçük çocuk için boşanma davası dilekçesinde tedbir nafakası istemediğini belirten, çocuğa bakan eş sonradan dava sırasında tedbir nafakası talep edebilir. Zira ergin olmayan çocuk lehine olan nafaka hakkından feragat edilemez. Ancak bu durumda tedbir nafakasına dava tarihinden itibaren değil talep tarihinden itibaren hükmedilir.
Talep olmasa da çocuk için tedbir nafakası verilir mi? Hakim, 18 yaşından küçük çocuk için talep olmasa da tedbir nafakasına hükmedebilir. Zira TMK’nun 169. maddesine göre, boşanma davası devam ederken hakim, çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorundadır.
Tedbir nafakasının miktarı nasıl belirlenir? TMK’nun 330. maddesine göre; hakim çocuğa verilecek nafaka miktarını belirlerken; çocuğun ihtiyaçlarını, varsa çocuğun gelirlerini, eşlerin yaşam koşulları ve ödeme güçlerini dikkate almalıdır. Aynı zamanda eşlerin aralarında anlaştıkları miktar varsa ona göre karar vermelidir. Ayrıca hakim nafaka ödeyecek kişinin ödemeyi kabul ettiği miktarın azına karar veremeyeceği gibi talep edilen nafaka miktarından fazlasına da karar veremez.
D- Çocuğun Mallarına İlişkin Geçici Hukuki Koruma Tedbirleri
Boşanma davasının devamı süresince hakim, çocuğun mallarının korunması için gerekli geçici önlemleri almalıdır.
Anne ve baba boşanma davası süresince çocuğun mallarının korunmasına, yönetilmesine özen göstermekle yükümlüdür. TMK’nun 360. maddesi gereğince anne ve baba çocuğun mallarını yönetmekte yeterince özen göstermezler ise hakim, malların korunması için uygun önlemleri alır. Bu kapsamda hakim, çocuğun mallarının yönetimi konusunda talimat verebilir. Hatta TMK’nun 361. maddesi gereğince çocuğun mallarının tehlikeye düşmesi başka bir yolla önlenemiyorsa hakim, yönetimin bir kayyıma devredilmesine karar verebilir (bakınız: Çocuğun Miras Hakkı – Payları).
TMK’nun 327. maddesi gereğince; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler anne ve baba tarafından karşılanır. Anne ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı halinde, hakimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarf edebilirler.
Hakim boşanma davası süresince gerekli gördüğü takdirde almış olduğu geçici tedbirleri kaldırabilir, değiştirebilir veya yeni tedbirler alabilir.

Ankaranın başarılı ve deneyimli boşanma avukatlarından olan Avukat Esra Demirel ve Demirel Hukuk Ofisi olarak bu yazımızda, boşanma davası sırasında alınabilecek geçici hukuki koruma tedbirlerinin 2. bölümü yer almaktadır. Boşanma davası sırasında eşlerin daha fazla mağdur olmaması için talep edilebilecek geçici hukuki koruma tedbirleri mevcuttur. Tarafların hak kaybına uğramaması ve bu zorlu süreci daha iyi atlatabilmeleri için eşler arasındaki uyuşmazlıkların alanında uzman avukatlarla birlikte gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu aşamada Ankara Boşanma Avukatı Esra Demirel ve Demirel Hukuk Ofisi bilgi ve tecrübesiyle hukuki sorunlarınızın çözümünde danışmanınız ve desteğiniz olacaktır.